Bir "Sinan Öner Üniversitesi" açılmalıydı!
böylece, ben de, hiç başka bir yer aramadan, "üniversite"mde, düşünce faâliyetlerimi sürdürür, öğrencilerimi yetiştirir, yazacaklarımı yazar, okuyacaklarımı okur, ziyâretçilerimi de, "üniversite"mde ağırlardım.
ne var ki, hâlâ bir "Sinan Öner Üniversitesi" yok.
bu sayfada, bazı "üniversite" bilgilerini yoklayacağım.
bazı bilimlerin nasıl yaşadığını, geçmişlerinin nasıl olduğunu, gelecekte ne anlama geleceklerini tartışacağım.
ben, sosyal bilimler eğitimi almış bir Tarihçi'yim.
sosyoloji, ekonomi, felsefe, psikoloji, halkbilim, tarihsel sosyoloji, coğrafya, ekonomik coğrafya, siyaset bilimi gibi sosyal bilim alanlarını iyice okumuştum!
bu bilimler, yıllardır, farklı ülkelerin üniversitelerinde tartışılmakta.
fen bilimleri arasında okuduklarım da, çok yararlı idi, fizik, kimya, matematik, biyoloji gibi bazı fen bilimlerini okumuştum.
bir üniversite'de, elbette, ilk "ödev", bilimler'i okutmaktır. sosyal bilimler, fen bilimleri, bu bilimlere bağlı başka bilimler. hukuk bilimi, tıp bilimleri, daha somut, siyasî bilimler, veyâ ticârî bilimler.
Aristoteles'ten Descartes'e, Voltaire'den Kant'a, Hegel'den Marx'a, Spencer'den Lenin'e, bilim tarihi, 20. Yüzyıl'a kadar geldi. sonra, 20. Yüzyıl'da, "bilim devrimleri", "teknolojik devrimler" yaşandı. artık, Atom Fiziği, Kuantum Fiziği, Endüstriyel Bilimler, Bilgisayar Bilimi, üniversiteler ile sınırlanmadı, bazı ülkelerde, ilkokullarda öğretilmeye başlandı.
bilim tarihi, bu açıdan, geçen asırların getirdiği koşullara bağlanmıştır.
ama, "patent" alanında yaşananlar, "icât"ların devâmı, "keşif"lerin sürüp gelmesi, bunlar, bilim tarihi'nin de sona ermediğini, devâm edeceğini göstermektedir.
"Sinan Öner Üniversitesi"nde, tartışmak gereken çok mesele var!
bilim, yöntemsel soruların yardımı ile bir tartışma çabasıdır, bu anlamda, "zihin"i, "zekâ"yı, "muhâyyile"yi, "muhakeme"yi korumak, bilgilere kavuşturmak gerekir.
SİNAN ÖNER